Çocuklarla İletişim;
Çocuklarla olan iletişimimiz saygı çerçevesinde olmalı ki,
asıl doğrunun ve sorumluluk almanın temelinin bu konudan geçtiğini anlayabilsinler.
Şu ana kadar çocuklarla ilgili okuduğunuz kitaplar,
dinlediğiniz uzmanlar ve yaşadığınız çocuklar hep bu mesajı verir.
“SAYGI”.
Ancak doğru iletişimde saygı anlatılmıyor; yaşanıyor…
siz anne-babalar yaşıyorsunuz,
çocuklarınız da gözlemleyerek model alıyor.
Çünkü doğru ve güzel iletişim yaşanarak yerini buluyor.
Anne-babalar günümüz şartlarında, çocukları adına oldukça endişeli ve kaygılılar.
Haklılarda,
gelecekleriyle ilgili bilinmezlik bu duyguları yaşatıyor.
Ancak bu kaygı ve endişelerin ne kadarını çocuklara yansıtıyoruz, nasıl yansıtıyoruz?
En önemli sorulardan birisi bu zannediyorum.
Kendi doğrularımızla ilerliyor ve sadece ne yapacaklarını hatırlatıyorsak,
kalıplarımızı çocuklara uyguluyorsak,
asıl endişe verici olan bu olur zannediyorum.
Bence çocukları değiştirmeye çalışmak yerine
kendimizi değiştirmeye çalışmak en doğrusu olacak.
Böylece “anneyiz- babayız sonsuz haklara sahibiz”
tabusunu da yıkmış olacağız.
Böylece istediğimiz gibi çocuklarımız sorumluluk duygusu gelişmiş,
başta kendisi olmak üzere etrafındaki insanlara saygı duyan,
ne istediğini bilen,
başkalarının haklarına saygı duyarken
kendi haklarını da koruyan
öz güvenli bir birey olacaklardır.
Çocuklar akillidir, hissiyatlıdır,
duygusaldır.
Onların ortaya koydukları ruhsal durumlarını anlamakta,
Ebeveynlerin becerisi olmalıdır.
7 yaşında bir çocuğun yasadıklarından sonra yazdığı bu şiir
sanırım bizlere her şeyi anlatıyor……
Çocuk
Oynar, oynar doya, doya
Hiç durmadan kaya, kaya
Zevkini alır oyuncaktan,
Kimdir böyle çocuğa tokat atan.
Tabii annesi, babası
Sinirlenince ne yapar başkası.
Dövmek kötüdür çocukları,
Herkes öpmelidir onları.
Bu arada o şimdi bir yetişkin, sizler ve bizler gibi…
- SERAP YAVUZYAŞAR / Kurucu & Sorumlu Müdür
ARŞİVDEN:
Neyi beklersen onu bulursun;
Çocuklarla Yaşamak;
|